Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye’nin maden politikası üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Madenler etrafında süregelen tartışmalara yeni bir perspektif getiren Ağıralioğlu, “Ne tamamen kapatacağız ne de doğayı yok edeceğiz” diyerek bir denge politikası önerdi.
Son dönemde, enerji üretimi amacıyla kesilen ormanlar ve özellikle Akbelen bölgesindeki santral inşaatı için yürütülen çalışmalar, kamuoyunda büyük tepkilere yol açmıştı. Bu bağlamda, Ağıralioğlu, daha dengeli bir yaklaşım sergileyerek, “Ne madene kapı kapatan bir teslimiyet, ne de kalkınma adı altında doğayı yok eden bir anlayış” dedi.
Ağıralioğlu, günümüzde dünyanın yeni mücadelesinin petrol değil, yer altındaki kritik madenler için olduğunu vurguladı. Yapay zeka, elektrikli araçlar ve enerji teknolojileri gibi alanlarda kullanılan lityum, kobalt, bakır ve nadir toprak elementleri için dünya çapında büyük bir talep olduğunu belirtti. Ancak bu madenlerin çıkarılması için doğanın tahrip edilmesine dikkat çekerek, “Yeşil dönüşüm” adı altında gerçekleşen bu durumun bir “yeşil paradoks” olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin bu konulara akılcı bir şekilde yaklaşması gerektiğini belirten Ağıralioğlu, gerçek kalkınmanın yalnızca yer altındaki kaynakları kullanmakla kalmayıp, yer üstündeki doğal varlıkları da korumak olduğunu vurguladı. “Bizim ihtiyacımız olan; milli menfaatleri gözeten, yüksek teknolojiyi hedefleyen, çevreye duyarlı ve halkının toprağını koruyan bir devlet anlayışıdır,” dedi.
Ağıralioğlu, maden meselesinin ötesinde, yarının dünyasında söz sahibi olmanın yanı sıra, bugünün Anadolu’sunun yaşanabilirliğini koruma konusunun da büyük önem taşıdığını belirtti.