Lina Meruane’nin çarpıcı eseri: Bir Sinir Sistemi Romanı

Ella, doktora teziyle mücadele eden bir astrofizikçidir hem kişisel hem de politik trajedilerle yüklü geçmişin yükünü taşır. Kocası El, devlet şiddeti mağdurlarının vakalarını çalışan bir adli tıp uzmanıdır.

Yazma tıkanıklığından bunalan Ella, kendini hasta olmayı dilerken bulur; böylece tezinde ilerleme kaydedememesine bir mazeret bulacaktır. Daha sonra doktorlarca teşhis edilemeyen gizemli semptomlar yaşamaya, sinir sistemini etkileyen ağrılar çekmeye başlar.

Ella’nın kaygısı arttıkça geçmiş girdap misali güçlü bir çekim etkisi yaratır ve ailenin diğer üyeleri hikâyenin odak noktasına yerleşir.

Dul Baba, Üvey Anne, Üvey İkizler ve Öz Abi. Her birinin kendine has hastalık ve şiddet deneyimleri, sonuçta onları hem bir arada tutan hem de atomize eden sistemler açığa çıkar.

Anatomik sinir sistemiyle galaksiler ve yıldızlar arasındaki paralelliği incelikli bir anlatı formunda sunan bu roman, bir ailenin sevgi, kırgınlıklar, sırlarla dolu hikâyesini Şili’nin çalkantılı politik geçmişine yaslanarak anlatan bir eser.

Kitap için ne dediler?

Sinir Sistemi’nin rüya gibi sükûneti, olay örgüsünün ağır ağır yükselen dehşetini gizliyor…Meruane’nin ürkütücü, okuru içine çeken şiirsel üslubunun etkisindeyim hâlâ.”

Sarah Manguso

“Sinir Sistemi hızlı, tavizsiz ve ışıl ışıl bir aklın ürünü.”

Sarah Moss

Bir Sinir Sistemi Romanı, zamanın doğrusal olmadığı gerçeğini kafamıza vurmak için ruhumuzda ve tarihin dolambaçlı koridorlarında dolaşan hayaletlerden farklı olarak, okunduktan uzun süre sonra bile zihinde yanıyor. Meruane, derin geçmiş ile bugün arasındaki mesafenin düşündüğümüzden çok daha kısa olduğunu gösteriyor.”

The New York Times Book Review

Lina Meruane

“Burada Meruane’nin yazarlığı vadettiğini gerçekleştiriyor ve cüretkâr metaforik oyunlarla zirveye yerleşiyor. Böylece bir atom bir galaksiye, bir hastane bir devlete, hasarlı bir organ bir ülkeye, bir sıfat bir kansere, bir aile bir kozmosa ve kozmosun entropisi kişisel bir meseleye dönüşüyor.

El País

“Şiirsel bir metin, ancak bir gerilim filmi kadar sürükleyici… Hastalık korkusu, kahramanın gerçekliği izlediği bir prizma adeta.”

Libération

sayfası için iletişim:

[email protected]

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*