Japon Dalgıç ve Balığın 30 Yıllık Arkadaşlığı Göz Yaşınızı Pıt Diye Döküp Duygulandıracak!

Eşine az rastlanacak türden bir dostluk hikayesi ile geldik! Japon dalgıç ile balığın arkadaşlık hikayesi, dünyada hala güzel şeylerin olduğunu sizlere hatırlatacak. Buyurun… ?

Kaynak: https://historyofyesterday.com/the-st…

79 yaşındaki dalgıç Hiroyuki Arakawa ile bir Asyalı koyun dişli lapina balığının dostluk hikayesi sizleri duygulandıracak.

İkilinin 30 yılı aşkın dostluğu gören herkesi duygulandırıyor.

Her şey Japon dalgıç Arakawa’nın 1992 yılında Tateyama bölgesindeki Hasama Su Parkı’nın derinliklerinde yaralı bir Asyalı koyun dişli lapina ile karşılaşmasıyla başladı.

‘Yasashi’ adını verdiği balığı kurtaran Arakawa, onu iyileştirmek ve yengeçlerle beslemek için her gün bölgede dalış yapmaya başladı.

Sanırım onu kurtardığımı biliyor.

Arakawa’nın emekleri sonucunu verdi ve Yasashi bir süre sonra tamamen iyileşti!

Yasashi’nin tedavi süresi boyunca bir araya gelen ikili arasında da duygusal bir bağ oluştu.

79 yaşındaki Arakawa, 30 yıldır her gün hiç sıkılıp usanmadan Yasashi’yi görmek için dalış yaptı.

Yasashi’yi bulan Arakawa, balık dostunu öpücükle karşılıyor ve büyük bir sevgiyle yaklaşıyordu.

Dostunu benimseyen ve hareketlerine alışan Yasashi, sadece Arakawa’nın kendisini öpmesine izin veriyor. ?

Geçen onlarca yıl ile arkadaşlıkları daha da güçlendi.

Yaklaşık 60 yıldır dalgıçlık yaptığını söyleyen Arakawa, dostu Yasashi ile tanışma hikayelerini anlattı.

Yıllar önce yaklaşık 20 metre derinlikte tapınak benzeri bir yapı inşa etmiştik ve Yasashi de o bölgede yaşıyordu. Bir gün kendi avını yakalayamayacak kadar bitkin ve yaralı olduğunu gördük.

“Onu her gün 5 yengeçle besledim. Zamanla aramızda bir bağ oluştu. Onu çok seviyorum.”

‘Yasashi’ ismi Japoncada ‘kibar’, ‘şefkatli’ anlamlarına geliyor.

Ancak 30 yıllık dostluğun ardından, Arakawa artık veda zamanının geldiğini biliyordu: Onu tekrardan kendi hayatına geri salmanın daha doğru olduğuna karar verdi.

Gözyaşları ile balık dostunun, yeni balık dostlar edinebilmesi için gitmesini izledi.

Arakawa’nın bu deneyimi bizlere çok şey öğretiyor: Gerçek sevgi, veda vakti geldiğinde gitmesine izin vermektir.

Sizin düşünceleriniz neler? Yorumlara buyurun…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir